Ben çatlayarak düşünürüm
ya bir cenk meydanı koşusunun
ya toprak çatlatan barut kokusunun tam içinde,
ya da
ne sur dinlerim, ne kale
yer kabuğundaki fay yokuşunun
tam ortasından yürür
her çatladığımda düşer
düşer düşer kalkarım
ya tozu dumana katacağım
ya da tozu dumanı yutacağım
ve bilir misin
aklımla yüreğim arasında çaresiz kaldığım da olur
her çaresizliğimde tir tir titrer
her titrediğimde, tek başına kalıp
cesâreti toplarım,cehâlet uğramasın diye...
sonra söylediğim herşeyi düşünürüm
beynimdeki yükte başlar bir tebessüm
ve
ey şiir ! durup durup aklıma gelme
bu titreyişe tek şahit sensin
beni iyi dinle
mevzû derin,mevzû önemli
gece, uzun uzun konuşacağız,besbelli...
Nihâl Mirdoğan