İ.ŞOLA-N.MİRDOĞAN -2. SOHBETİ
---BUYUR---
Boş ver dünya malı dünya da kalsın,
Arısı, peteği, bal’ına buyur.
Boş ver bütün sazlar hüzzamı çalsın,
Aşk ile inleyen tel’ine buyur...İ.ŞOLA
Ben bu yolu bilmez göremez idim
Dedi ki ;dostluğun yel'ine buyur
Öyle bir esti ki ,ben beni gezdim
Ve illâ huzurun el'ine buyur...N.MİRDOĞAN
Kehanet arama fincanda falda,
Umut, sevgilerin konduğu dalda,
Al fistan üstüne bir kemer ol da,
Sevdiğinin ince bel’ine buyur...İ.ŞOLA
Arifçe diyorsan onun çün geldim
Umudun uğruna virânı deldim
Bu gözlerimle gözüne güldüm
Sen de gülistanın gül'üne buyur...N.MİRDOĞAN
Bağbanından olmuş bağda hüzün var,
Turnası uçmayan göğde hüzün var,
Keklikler ötmüyor dağda hüzün var,
Ovası, yaylası, göl’üne buyur...İ.ŞOLA
Mağdur eder gonca gülü, avcısı
Gayrı görmez bağban adlı savcısı
Bitmedi çöldeki kumun kavgası
Yana yana bu can kül'üne buyur...N.MİRDOĞAN
Bülbül güle aşk’ı ile avunur,
Mor menevşe kokusuyla övünür,
Bulutlar ağlarsa toprak sevinir,
Derelerin coşkun sel’ine buyur...İ.ŞOLA
Susayan bulursa yolda pınarı
Elbette tanır kalbi yanarı
Pınar pınar ise arar çınarı
Aka aka hasret yol'una buyur...N.MİRDOĞAN
Nedir yürekleri dağlayan ateş?
Nerde didelerden dökülmeyen yaş?
Mest eder de gamzeli yüz hilal kaş,
Sen allı yazmada pul’una buyur...İ.ŞOLA
Bilsen...her derde ben, benle koşarım
Suretime baka baka yaşarım
Bazen firâk eder, bazen taşarım
Şu gam ırmağının sal'ına buyur...N.MİRDOĞAN
Kahırla doldursam umut tasını,
Kalbime giydirsem dert hırkasını,
Hayallere versem günah süsünü,
ŞOLA’nın perişan hal’ine buyur...İ.ŞOLA
Gülnihâl de der ki ; hep çileler yolan
Zahmetli dünyada kahırlar bulan
Ziyâ hüzmesinde her zaman kalan
Nihâl'in umutlu dil'ine buyur...N.MİRDOĞAN
19.11.2013