İ.ŞOLA-N.MİRDOĞAN 1.SOHBET
Sen Dünyayı kuş bakışı seyretme,
Hayatın bin türlü yokuşu vardır.
Sonu görünmeyen yollara gitme,
Her inişin mutlak çıkışı vardır…. İ.ŞOLA
Biliyorum Şola,her bir acının
Kuvveti koluma takışı vardır
Gayret almalıyım derken, sancının
Âh edip hüzzama çöküşü vardır…N.MİRDOĞAN
Nemi eksilir mi ağlayan gözün?
Kederi biter mi gülmeyen yüzün?
Gönüllere düşen alevsiz közün,
Aşığı derinden yakışı vardır…İ.ŞOLA
Kül olan coşkular büktü boynumu
Hayaller sımsıkı sarmaz koynumu
Şair,kaderimiz senle aynı mı
Bilirsin, feryâdın çakışı vardır…N.MİRDOĞAN
Bazı huri melek bazı periyse,
Bir tebessüm sevdasının kârıysa,
Pencere önleri tünek yeriyse
Böyle ıslak ıslak bakışı vardır…İ.ŞOLA
Kâh pencere önü, kâh tünek yeri
Kapılar ardında ileri geri
Dönüp dolaştığım günlerden beri
Mâzinin belimi büküşü vardır…N.MİRDOĞAN
Dertler depreşirse garibe gelir
Bir de mekân tutar yürekte kalır
Irmaklar gider de denizi bulur
Derenin başı boş akışı vardır….İ.ŞOLA
Ne yapsak da dert yürekten gitmiyor
İçimizden ata ata bitmiyor
Nasihatler bile fayda etmiyor
Hasretin girdaba çekişi vardır….N.MİRDOĞAN
Mahinur yanakta güller açarsa,
Ceylanlar pınardan suyun içerse,
Yaylanın çiğdemi nergizi varsa,
Dağların göğsünde nakışı vardır…İ.ŞOLA
Bilir misin dağı duman puslamış
Çiçek, yaylayı ne güzel süslemiş
Rüzgarın bağrına koku yaslamış
Seherin vaktinde kokuşu vardır…N.MİRDOĞAN
Gün be gün bağrının ezilişine,
Hüznün sıra sıra dizilişine,
Turnanın göklerde süzülüşüne,
Kınalı kekliğin sekişi vardır…İ.ŞOLA
Ezelden beridir yaralı gönlüm
Turna kanadını saralı gönlüm
Uçarsa Hazar’a gireli gönlüm
Deryânın huzuru ekişi vardır…N.MİRDOĞAN
Sınav çetrefilli kabir zorlaştı,
Rüyalar karışık tabir zorlaştı,
Sorular cevapsız sabır zorlaştı,
ŞOLA’nın dişini sıkışı vardır...İ.ŞOLA
Dişi sıka sıka bu güne geldik
Ağlaya ağlaya kubbeyi deldik
Gözyaşına ortak dostları bildik
GÜLNİHÂL’in derdi döküşü vardır...N.MİRDOĞAN
*************
DOSTLARDAN İNCİLER
Hali farklı ebed ile ezelin
Sonbaharda tadı olur gazelin
Ömrün baharında olan güzelin
Yavru ceylan gibi sekişi vardır.
İbrahim KARAÇAY
********************************
Her iki ustanın kalemi keskin
Derdi olan hiç dururmu suskun
Aşıkların gönlü kadere küskün
Bülbülün güle has ötüşü vardır
Tuncay KARADENİZ
********************************
yakın gözlüğüne gelen gelene
uzaktan yoluna çokuşu vardır
bakın sözlüğüne çelen çelene
tuzaktan soluna yokuşu vardır
karşı karşıyadır fırtına dostun
duvara dayatır asılmış postun
birinden birine sesine sustun
kiminle değişse tokuşu vardır
külrengine bulut üstüne durur
ıslanmış birisi altından kurur
gülüşüne belli camında vurur
taşı gedikte laf sokuşu vardır
selamımı saldım alana bakın
canana yürekten salana yakın
bağlama düzenin çalana sakın
aydın yüreğinde okuşu vardır
yakan bir aradan kurtulacaksa
satışına korkun yurt alacaksa
batışına sorgun dert dolacaksa
vatan çengelinde takışı vardır
ozan efem coştun eren içine
gece yarı koştun deren içine
çalışmaya boştun geren içine
su kabağı sazdan kakışı vardır
Ramazan EFE
******************************
Şola, Nihal hoca sohbete dalmış
Bunların sözleri,şekermiş balmış
Bu Kirmani'ye de kutlamak kalmış
Zaten şahin gibi bakışı vardır
Ozan HEPGÜLER
*********************************
Sohbet içten, sözler derin, inciden
Yad yerde sanatın rüküşü vardır.
Ustalar olur mu gönül inciden?
Her çırağın boyun büküşü vardır...
Nice parçalandık, dilim dilimiz
Büyük sevdaları taşır dilimiz
Hali beyan için aciz dilimiz
Boğaza sığmayan çöküşü vardır.
Bahattin KARAGÖZ
09.01.2013