
GURBETE MEKTUP VAR
Gözlerimden yaşlarım akarken şu bahtıma
Hasret,yorgan olunca çekilirim dağlara
Dağlardaki yolları yazdım yürek ahdıma
Yel değse,yaprak olur dökülürüm dağlara
Gurbetten haber bekler anacığın dileği
Hele yoldan toz,çamur çekilsin deyi deyi
Yoncalardan alırım, tenin kokan yeleği
Burçak burçak kokunla ekilirim dağlara
Dostlarını hiç sorma, vurur ayrı bir sancı
Kerpiç evde doğanlar kendisine yabancı
Özlü sözü kalmadı ,yok ki hanında hancı
İşte oğlum kızıp da dikilirim dağlara
Sana söylerken hâlim, kanadım kolum kırık
Şu ömür törpüsünün sağı solu kabarık
Senden haber beklerken benim yüzüm hep buruk
Cevapsız eğilirim, bükülürüm dağlara
Birden saç ekmeğinin eski kokusu gelir
Belki senin kokunu una dökesi gelir
Bu yaşlı anacığın artık uykusu gelir
Dizim tutmuyor,oysa takılırım dağlara
Postacıya mektubu verdim, yazdım şehiri
Adres 'sıla'dan dedim , hemi de iri iri
Yüreğimi de koydum koskoca diri diri
Haberi geciktirme yıkılırım dağlara
Nihâl MİRDOĞAN
04.11.2012
SILA SICAKLIĞINDA GURBETTEN MEKTUP VAR
Nur yağan geceleri yüreğimime bastığım
Aşikardır gece gündüz hastret ile dağ larım
Akşam olurup uzanır yatağıma yastığım
Göz yaşına gark olur gizli gizli ağlarım
Ata olmak kolaymı daim çınlar kulaklar
Sıralanır boğazda düğümlenir dilekler
Enegel ıkar kapanınca yollar ve yolaklar
yadigarın esvapla bu gönlümü eğlerim
Dost dostluğuyla kalsa şükür ederdim lakin
Bu zamanda ne hanlar nede hancılar sakin
Kerpiç evler şimdi lüks oldu velakin
Gurbet elde geçti gitti gençlik çağlarım
Analı kuzular yarda oynar anasız yerde
Zaman ilaçdır derler dermansız türlü derde
Buram buram kokuyor sılamız inan burda
Hayal oldular hayal gülistansız bağlarım
Yıllar oldu yıllar ki sormayın bazlamayı
Hasreti çeken bilir maziyi özlemeyi
Gurbette gariplik zor ağlayıp sızlamayı
öğrendim esen yelle hasretimi dağlarım
Fedaiyim adresi oku oku hecele
Bu mektubu sılaya yazdım oku yücele
Bekletmek günahtır cevabını acele
Gönder. gelmek için belki imkan sağlarım
Ozan Fedai