YÜRÜDÜM...YÜRÜDÜM
Vefâsız dünyanın konuğuyum ben
Dünya izzetinden yüz belâ gördüm
Belânın binbeter tanığıyım ben
Riyâdan dem vuran müptelâ gördüm
Alışkanlık olmuş bu zillet,belli
Kalmadı mı Rabbim muktedir dilli ?
Adalet sesini etsen tecelli
Hukuk benim diyen şer dili gördüm
Ne Hakk'ın buyruğu ,ne de aşk bilir
Ne mânâyı bilir,ne de meşk bilir
Taştan katı yüze mi güvenilir ?
Medeni maskeyi besbelli gördüm
Binbir kere düştü o sahte maske
Bu kadar cüretkâr olmasa keşke
Yalanlar riyâlar damlarken eşke
Kir zenginliğini dopdolu gördüm
Aşağ(ı)lık duygusu , kibir karışmış
Cemâli bir ceset... Yüzü buruşmuş
Bencillikle gurur sesi vuruşmuş
Şaka değil,pek de afilli gördüm
Bir gösterişi var,sormayın bana
Bundan sebep sözüm gitmez yabana
Nifâk tohumları taşmış kabına
Beyine ektiği kaç köle gördüm
Sinsi plânıyla haklı sanıyor
Emsali, zil zurna billâ kanıyor
Eyvah ! Sarhoş olmuş âlem bunuyor
İksir karıştıran yoz kolu gördüm
Ne Ebreheler ne Karunlar doğdu
Bu yollara nice Firavun yağdı
O kolları yine bu toprak boğdu
Tuzağı boğacak vesile gördüm
Umutlar bu kadar darken ters bana
Milli gayretimiz zaten hırs bana
Taçlı,tahtlı hükmü yıkmak ders bana
Tarihte de aynı silsile gördüm
Ergeç çözülecek o düğüm bir gün
Hirâ'dan seslenir Kut dağım bir gün
Gördüğümü görür, otağım bir gün
Türk denilen oymak,kabile gördüm
Nitekim bu gözü,saklarım şerden
Toprağı paklarım gafletten,kirden
Âhlak beklemem, kâr etmez fikirden
Türk-İslâm fıtratlı kafile gördüm
...Gördüm ahvalimi, düz yolu serdim
...Akıl dizginime hilâli sardım
....Yürüdüm yürüdüm vefâya vardım
....Beni,seni,onu elele gördüm
Nihâl MİRDOĞAN
eşk; gözyaşı
19.11.2015