YÜREK TÜRKÜM
Sevdanın gönle düşüp,demlendiği vâkitler
Sen şiir okuyordun,ben seni dinliyordum
Gün ola, hasret kokan gurbetin nağmesini
Kilime dokuyordun,ben seni dinliyordum
Gün ola,halay olup, bar çekip coştuğunda
Yüzlerce özlem dolup,türküyle koştuğunda
Ezgilerin sesiyle muhabbet taştığında
Sefâyı döküyordun,ben seni dinliyordum
Dinlerken selâmını alıp başım üstüne
Bilir misin gâh katık yaptım düşüm üstüne
Âh bir de peşrev çeken ,her bakışım üstüne
Mâniler yakıyordun,ben seni dinliyordum
Sayende "Sarı Gelin" dertli dertli ağlarken
Elimde divit kalem pare pare çağlarken
Efece diz vurduğun sazlar canım dağlarken
Yüreğe sekiyordun,ben seni dinliyordum
Okurken, yürek türkü'm ,tâ curaya uzanıp
Gönül tınısında az birazcık soluklanıp
Ko,yetsin artık, uçan kuşlar gibi barınıp
Dallarda şakıyordun,ben seni dinliyordum
İki dal arasına tünüyordu çünküler
Gururla söne söne, küllenince dünküler
Yine yansın bağrımdan, yine tütsün türküler
Sen ateş yakıyordun,ben seni dinliyordum
Urfa'da hoyrat,Antep'te barak oldum diye
Âlem duydu avazım,sevdaya doldum diye
Hilâlin ışığına düştüğüm hâldim diye
Yıldırım çakıyordun,ben seni dinliyorum
Ve can içre candan ne pişerse kârımıza
Diller mızrap olup aşk katınca hârımıza
'Hey hey yine de hey heyy ' deyip efkârımıza
Fermanı döküyordun,ben seni dinliyordum
Hatırladın mı hâni ,beni seyreder gibi
Yetti artık,sen bana şiir oku der gibi
Bu vâkit , ko başını dizime minder gibi
Bestene bakıyordun ,ben seni dinliyordum
...Güfteni okuyordum, ben beni dinliyordum.
Nihâl MİRDOĞAN