Zihnim kafesiyle, yüreğim sesine
Baş eğince,saygı duyarım vesselâm
Ötenin ötesi, kaç mısra ertesi
Heceleri, zihne dayarım vesselâm
Gökteki kalem bu şiiri yaz derken
Nurlu yollardaki ahengi süz derken
Bir nefes,bir hayat diyerek gez derken
Fecr vaktine âyet koyarım vesselâm
Ne mübarek âlem ne mübarek kapı
Şu gökyüzü,semâ ne ilâhi yapı
Ya Rabbim yok mudur tutulacak sapı
Şaşkına çevirir,kayarım vesselâm
Ced'lerin sesleri çağırır rahmete
Bir kutsî tepeden bağırır rahmete
Allah'ı anarken uhrevî nimete
El açar,duaya doyarım vesselâm
Gün ağırmadan bir derin nefes çekip
Kimi kısa,kimi uzunca ses döküp
Vatanın çamurlu dibine tam çöküp
Toprak dolu çığlık yayarım vesselâm
Aklı çıkartılmış şeytanın kuklası !
Düzleri yamultur oyunun taklası
Dağarcığı söker her tepetaklası
Çile sülüğünü oyarım vesselâm
Ki, yerli yerine otursun şekiller
Takma gözü takıp ötüşen vekiller
Fikri kelepçeli hokkabaz akiller
Hain bakışını soyarım vesselâm
Bin dikenli kıymık battı mâbedime
Belki Çanakkale,belki Seyyid'ime
Vatan için şehid düşen yiğidime
Kimmiş düşman bir bir sayarım vesselâm
Diz çökün gerçeğe ey aklı cüceler !
Türk karargâhından yazılır heceler
Vatan birliğine doğunca geceler
Gökte ayyıldızı giyerim vesselâm
Türkçe,Türk vatanı tapusuna dahil!
Bu Millet Türk Milleti !.. O, bu, şu değil
Bu Devletin millî kimliğine eğil
Eğri siyasete değerim vesselâm
Anne ağıtları düşüyor vatana
Tetiği sıkana,kurşunu atana
Fitil ateşleyip pimini tutana
Allah belâsıyla yağarım vesselâm
Kahpenin üstüne savrulup, yağarım
Şehit acısıyla tonlarca kahırım
Menfeze açılmış en gebe seyirim
Bugün gülle gibi ağırım vesselâm
...Bir ölür, bin defa doğarım vesselâm