SUSARIM

SUSARIM
SUSARIM

Susarım

sadece sana susarım

gözlerim ,okyanusun sakin köpüğüdür

 

Çılgınca dört nala koşsam diyorum

efsûnlasam kendimi

terk etsem bu mahşeri

belki orman, belki dağlar

çizilmemiş manâlı mesafeler

duman bürünmüş yarlar

tasam denizler olsun da yüzüme vursun köpükler

hangi ağlardadır pul pul,gümüş renkli balıklar

midye kabuğunun aralığından baksam

lakin az sonra bir rehavet

leziz bir uyku

bir çalkantı bir musikîyle deryâlara aksam

içer gibi mavileri,dalıp derinlere

yalnızlığının avlusunda biriken sislere

avare martılara hırçın dalgalara çarpıp

kumsallar teslim olsun yorgun bedenime

dağların gölgesi düşsün gözlerime

sarıp her yanıma köpükleri

bir alkarna suskunluğunda

abisleri demirlesem yüreğime

 

           İşte ! gözbebeklerimin ortasında ada

           kimsenin bilmediği uçurumları     saysam da

 şu an sırası hiç değil…

 

Sen ey mavi bakışlı beyaz köpük !

biraz daha kal desem

içinden görmek isterim seni

berrak bedenini

haydi vur

kör sağır kim çıkarsa vur

tılsımlı ruhunu sal

bana tek kişi kal !

azgın sularda kendini arayan denizim olma

kabûslarımda karşı sularına ağ atmalıyım

sana parmak uçlarımla değdiğimde tuzlansın dudaklarım

işte o aralar duraklarım

susarım

ben konuşamam

sadece sana susarım

 

Nihâl MİRDOĞAN

 

 

Abis ; Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
 
Alkarna ; İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.
 
07.01.2010

 

ŞİİR DETAYLARI
  • YAZAN : NİHAL MİRDOĞAN
  • YAZIM : 2018-05-10
  • YAYIN : 8 yıl önce