SOMA'YA AĞIT
Aşıkların dertli çalan sazını
Ağıtları yakan dile düşürdün
Fani dünyadaki dinmez sızını
Ömrün omuzunda sal'a düşürdün
*
Ey Soma ! Sen,yüzü boyanan kara
Ocakta,ecele uyanan kara
Kömür alevine soyunan kara
Sineyi nefessiz kula düşürdün
*
Göçüklerden kalan acı manzara
Bir hicrân sundun ki,doy intizara !
Alında terleyen üç kuruş para
Uğruna,yetimi ele düşürdün
*
Yer altına çöken vatan evladı
Göklere erişdi ahû feryadı
'Bükülmesin başı', buydu muradı
Gençlik çağlarını yele düşürdün
*
Yirmidört saat üç vardiye umut
Kömürde sessizlik, fenerde sukût
Parlamaz elmaslar,parlamaz yakût
Toprağın altını ,çöle düşürdün
*
"Ya nasip,Bismillah" derken dileği
Rüzgârın sesini duymaz kulağı
Güneşi görmeyen yiğit bileği
Hilâl çevreleyen ala düşürdün
*
Allah'ım koru sen şehit olanı
Düzenin çarkında yetim kalanı
Avuçları açıp dua dolanı
Kanlı yaşlarıyla sele düşürdün
*
Gülnihâl'im binbir acı yoğruldu
Kahroldu Milletim,vatan kahroldu
Sehitler seslendi ; Ey, Soma n'oldu ?
Melek kanadına şûle düşürdün
Nihâl MİRDOĞAN
Şule =alev, ateş alevi
18.05.2014