Birkaç pirinç tanesine yazmıştım umudumu
O kınalı hâlesiyle ağaçlar süslenirken
Ebed zamanın,mekânın ; ezel çatısı,damı
Kuşluk vâkti, yelleriyle göklere seslenirken
.....Seni en yüce dağ bilip, sana yaslanacağım
.....Vuslatımın adresinde, senle besleneceğim
Hani yâ, kekik kokulu dağların ve taşların
Eteklerinde dolaşıp,yamacına bakmadan
Kanat sesleri duyulan servideki kuşların
Dallarda takla atarken,ötmesinden bıkmadan
.....Yanık buğday türküsüyle,sana yaslanacağım
......Üveyiğin kursağında senle besleneceğim
Kırdım zamanı alnından , hüzün sizlerin olsun
Yalnızlığımı bıraktım kalabalık ellere
Fitnesi bol, muammalı ağyar, âleme dolsun
Ben, zaman adlı ata,gem vurdum,hem de tellere
.....Vurup vurup, sazım çalıp,sana yaslanacağım
.....Erciyes kokan gönlünde, senle besleneceğim
Bir gün Afşar güneşinden Karacaoğlan doğsun
Bir gün çatlasın pirinçler , doğuversin özüme
Kilimler "Elif"leşirken ,yürek saçağa değsin
Sevginin ak pak terleri boşalırken yüzüme
.......Gökler ozanlaştığı ân sana yaslanacağım
.......Ozanlar gökleştiğinde senle besleneceğim
Ayaklarımdan başıma kadar gelen zamandan
Her ân hülyâyı uçuran gönlümün semâsından
Bu cesur âfâklarımda,asırlar ötesinden
Muştular yüklenmiş gönlün serin verândasından
.....Nigâr'ını ünler gibi sana yaslanacağım
.....Köroğlu'nun kopuzunda senle besleneceğim
05.07.2016