SEN DE YAN BU HANDA
Kuşan artık kılıcı lâf dinlemez sevgime
Fikrim firar eyledi koptu kızıl kıyamet
Bari kınından çıksın mahveden her kelime
Izdırap dehlizinden dilenemem merhamet
Açtım bağrımı,zerre karşı koyarsam eğer
Şikâyet eder canla beslediğim bu sevda
Tenimde bir noktaya sevdanın âhı değer
Şirpençe kadar acı yaram kanar,ne fayda
Uçsuz bucaksız kâhrın kan revan ortasında
Umudun mayasına cesareti işlerken
Şekillenen acımı malîhülya tasında
Yudum yudum dökülen vuslatları düşlerken ;
Sana tutkun her nağme sensiz başıboş sefil
Turnalar türkülerde çaresiz ağlıyorsa
Kıyıda yosunlar da kederlerime kefil
Hele hele denizler,zemheri bağlıyorsa
Med ve cezirler gibi çırpınır şu nefesim
Sana yüzen sandalım aşksız yaşayamıyor
Köpükte boğuluyor sabır ekilen sesim
Fazla vurgun yemesin,beni taşıyamıyor
Yitikliğin içinde cenge karsana beni
Sonra nakkaşı sorar dille sorsana beni
Lâl olursa şu dilim ,vakte sarsana beni
Şair nefesimi al,söze kursana beni
Yırtılsın kara gökler hançerlensin efkârlar
Bu sevdanın adını duysun ebemkuşağı
Yağmurlarla ıslansın içimdeki mezarlar
Çekilen akşam sussun,öpsün renk renk kuşağı
Bak seyret kırkikindi düşen kâküllerimi
Her bir tel uçuşurken,diz kurşuna sancıyı
Anlasana bulutlar saklıyor küllerimi
Pervane ol,al, sana koşan bu akıncıyı
// Sen de yan kor ateşte ağlatma bu hancıyı //
Nihal Mirdoğan
malihülya ; düşe kapılma