"Kızılelma" olsun o şehrin adı
Gülnihâl her zaman onu aradı…
Gecenin yıkanışı günlerin her doğuşu
Gurub vakti bir başka oluyor o şehirde
Kederlerin eşgâle, derdi derde koyuşu
Genizlere bir başka doluyor o şehirde
Orası sadakâte dalan meşkin meskeni
Mis gibi giysisiyle rayihanın cepkeni
Hasretlerin adına açılırken yelkeni
Nehirler denizlere dalıyor o şehirde
Şaştım ! O şehir kara bahtın ezildiği yer
Kuzeyin güneyin,her yönün dizildiği yer
Tadı salmış meltemin kulda süzüldüğü yer ;
Şer'i,kini, nefreti eliyor o şehirde
Ova dağ olur orda,dağlar ova misali
Şiir gibi o şehri semâlara asalı
Rengi şafak kırmızı ,yıldız âli mi âli
Her bulut ayyıldızı salıyor o şehirde
Göklerden yere inen fer'dir,hürdür orası
Işıklar imârının ölçülemez darası
Bulamazsın ne loşu, ne karanlık arası
Aydınlıklar hürlüğü biliyor o şehirde
Her iklimi bir başka buğu yapar camlarda
Pervazlarında bile ıslanamaz gamlarda
Güvercinler sevinçten ötüşürken damlarda
Gönül telleri umut çalıyor o şehirde
Belki de sırılsıklam kâsesiyle sağnaktır
Dilde ma'mur metanet ,belki de sığınaktır
Bir nebzecik zerafet belki de dayanaktır
Gönüldeki arafat gülüyor o şehirde
Yürek, ilham yüklüyken Hakk'a sığınan gözler
Yerlere düşmüş, milyon kere yitikçe sözler
Toparlanıp dirilen nûra bulanmış özler,
Türkçe'nin sularına dalıyor o şehirde
O şehir nefislerin bataklığı olmayan
Tertemiz nesline ihanetler dolmayan
Melekler gölgesinde yürürken ayân,beyân
Gönül,sâkinlerini buluyor o şehirde
...Gülnihâl ebediyyen kalıyor o şehirde