MESELÂ

MESELÂ
MESELÂ

 

MESELÂ

 

Dinler misin beni

şiirlerimin rengi bozuldu

sözlerime ebabil kuşları uğramıyor

ebemkuşağı ağlıyor

bulutlarda vefa yok

ıslandı kağıtlar silgi bozuldu...

Meselâ  desem ki

bir dağ yamacından öyle sıcak es ki

denizde asla batmayan kağıt kayıklar yap bana

ben de mısralarımı köpürteyim

nehirlerde gözlerimi yıka

seninle bir güzel eğleneyim güleyim

sevincim ol

ha... bir de kırların yeşil göğsüne  uzanayım ...

Yanımda sen !

tabiat odam ol

soru işaretlerini ünlemleri sileyim

sevinçten ağaçlar çıldırsın

dağlardan pencereme kokun düşsün

her kelimemde erguvanlar açsın

 

Meselâ sen de desen ki ;

seni İstanbul'un tarih kokan yerlerinde yaşamak vardı

seni yıkılmış Rumeli hisarında

seni Çamlıca'nın  uykusunda tutmak vardı

seni Küçüksuyun ormanlık çimlerinde saçlarında uyutmak vardı...

Boğazın pervâsız deli rüzgarlarında sabahı kırbaçlayıp,  sevgimi kanatmak,

yürek vuruşumu, mağrur bir kıvılcım edası ile dalgalı sahillerinde ıslatmak vardı

Ne dersin ?

tramvaylarda başımız dönsün

Orhan Veli'ye inat

Istanbul'u değil,seni dinlemek vardı

balıkların çığlıkları sönsün

Galata köprüsünde ağlar çekilsin 

işte şu an şu dakika

Istanbul kollarım seni sarsın...

 

O zaman

bu zaman

yine meselâ 

desem ki;

Kız kulesi'nin serhoşluğu ile

fenerinin aydınlattığı dalgaların tam ortasında

sana şiir yazayım

gönderi dikeyim

sancağımı çekeyim

artık sende benim nöbetim

seni konuşup

sende demleneyim

meselâ...

 

Nihâl MİRDOĞAN

ŞİİR DETAYLARI
  • YAZAN : NİHAL MİRDOĞAN
  • YAZIM : 2018-05-11
  • YAYIN : 8 yıl önce