Benim derdimi yürek, nasıl saklar berzâha
Bu gönül, bilemem ki,çıkar mı ya sabaha
Bedendeki yırtıklar feryâdla inlemekte
İşveli râkibim aşk ,cefâyı ünlemekte
Sine ise, kafesin hicranlı kemendiyle
Marifet denizinde boğuşur, tek kendiyle
Yaralar, baş verince Lokmana koşar bir gün
Dağlara âh-vâh atıp sabır döşer diğer gün
Ey ümidin hilâli , görünmeyecek misin
Benimle gecelere bürünmeyecek misin
Bir sabah seherinde lütfen kalma uykuda
Aşkı suda arasan,Yusuf ile kuyuda
Eziyet,ateşlerden al da yandırma beni
Acı ve gam çekmeye terketme bu bedeni
Mazlum bir iniltide , itibârımsın sen âşk
Kervanım yorulmasın,susuz dolaşmasın meşk
Lotus çiçeğindedir Züleyhâ'nın kokusu
Belki Leylâ'da belki Aslı'dadır dokusu
Hem içerdedir hem de dışardadır ateşler
Su kadar, ateş kadar ,kaderdedir bitişler
Susayan elbet bulur dağ yolunda pınarı
Pınar pınarsa eğer tanır kalbi yanarı
Gâh kaybolup gâh sönüp feryâdla dövünmüşsem
Âşkın nârıyla yanıp ağrımla övünmüşsem
Belki suda binlerce sergeşte kayık oldum
Belki can ipliğinde lime lime boğuldum
Lâkin aşkın meclisi,cefâdan can çekişmekte
Gönül tamirhânede ruhumla pekişmekte
O'ndan gelen acıya gözümü kapatamam
Hışmın kılıncına Hakk derim,kaşı çatamam
Cihân cihân kavuşma belâsına düşsem de
Şikâyet kalemine kıvrım kıvrım küssem de
Harfimin dişlerinden tez ayaktır kalemim
Nâzımın goncasında, nakış, süsler kelâmım
Gönül aynasını yüz parça eylese de aşk
Hâmd-ı senâ ederim yürek paylasa da aşk
Hasret, hüzünle kalbin sahrasında yanar da
Yâ hey Kâf ! bu şairin ,ruhu yanıyor nârda
Derler ki ; acı,sızı bir kelime sâdece
Yeşil zümrütten bir dağ ; ârzdadır hece hece
Pervaz olun av(u)cuma, dualarım kanıyor
Vuslat yerde muamma ,Anka kuşu yanıyor
18.07.2013