Bir tek sen ben kalsak, fecir vaktinde
Şimdi gel,sarmadan ah u zâr beni
Bilir misin tânın özlem akdinde
Üşütür yollara yağan kar beni
Buhranla yürüyüp dururken aşkı
Peşpeşe yaşasak sevdayı keşke
Kâh tufanı şüphe, kâh yeli kuşku
Islak kentte sokak sokak gör beni
Bense hep burada şu kaldırımda
Ağulu hüzün var bu kaldırımda
Yağmurlu semâda her yıldırımda
Saçaklar altına gerip ser beni
Değiştirelim mi şehrin adını
Katalım firâra semâ katını
Bulalım soğukta farkın tadını
Yakala sıcağı ve de bir beni
Şöyle bir dokunsan hep çisil çisil
Ahulu hüzünü temizle sen sil
Gönül defterimden sefayı tahsil
Edemezsen, kârlı aşka kur beni
Bu sırrın gerçeği dertse, dert gelsin
Zavallı ruhumu bir defa delsin
Sazda tezeneye çareler dolsun
Bir sevdaya saldı bu dert, der beni
Pir Sultan Abdal'a şikayet etsem
"Boz atlı Hızır"la gönlünde bitsem
Hüzünü ayaklar altına itsem
Kusur varsa ilden ile sür beni
Isırma günleri dudak kanatma
Sağanak patlatıp güne kan atma
Bir bahar sabahı tutmasın sıtma
Leblerin balıyla yaksın hâr beni
Gülnihal'im yine dellendim bugün
Oysa sevda tenha göğüne sürgün
Hem övgündür hem de aşkadır yergin
Bergüzar saldığım kentte sar beni
...Dinle üfleyecek belki sûr beni
...Be sevdiğim görme sen kusur beni
// Kıyamet kopmadan bari vur beni //
27.05.2013