Bu kentte hayaletler dolaşıyormuş
yarasalar uçuyormuş,banane
hey hançeremdeki yüreğim dinle beni !
Dağ taş üstüme gelse de kaval sesi ile uyanır
ruhumun ney sesi ile
akıp giden zaman içinde, akıntıya kürek çeker
Anadolu'mu dolaşır
Sahra 'da soluklanır
Nil 'de coşarım
kâh Çin'de kâh Maçin'de şiire koşarken
sitareler düşer gönlümün sularına
öfkelerime susarım
uykusu kaçmış yarasaları
uykumu aldatan hayaletleri
sonsuza asarım
Yarabbi ! çöz şu yolculuğumu ...Anlasana
çığlığım kayalara çarpıyor
dualarımı yanına alsana
ben meçhul bir okyanusta meçhul bir geminin
ırak denizlerin fırtınasına açılmış yelkeni gibi
yüreğimdeki sağa sola yalpalanan serüvenlere dokunduğumda
gecelerimi kaşır,
bitmez,tükenmez şiirlerim beni tutar
kalemim, Orta Asya' dan Asrı Saadeti arar
seslenmeler gelir kulağıma
işte o an zamanı aşar,
hece hece ,rüzgârlar efsanleri ile fısıldamaya başlar
vurur soluma şaşarım
sessizce,ezan sesi dolaşır minarelerde
bir yığın manidar şiir çıkar karşıma peşimi sürür
düşer yoluma
coşarım
Akşamın herhangi bir saatinde
aniden karanlık bastı mı kuyunun dibine
ruhuma bir kaç damla yaş dökülür
hançeremden kapımın önüne ağıtlar sökülür
yine de ben
sazımı alır "hey " ile ve ney ile
yüklerim sırtıma destanlarımı
karanlık iyice basar
perdeler yavaş yavaş iner,beklerim bir beni,bir de yüreğimi...
Ben,kanadı kırık bir şairim
gökkuşağının altında ,kaç deli yangınla baş ettim,bilirim
elbet geceler, alçak bulutları ile düşer
mucize yüklü hârikalar
dilsiz koca kayalar
sırlar,sırlar
elbet hücrelerimi ısırırlar
ve elbet denizimin üstünde çözülecekler
sadece ve sadece
yüreğim
içimin dehlizlerinde soluklan,kinle beslenme
gecenin kör karanlığında yitip gitme
kalemime asla karayı düşürme
kırık plâk yine dönmeye başlar ise
sazımı alır "hey" ile ve ney ile
yarım kalmış bir cümleyle
Ilgar atlarımla
Dede Korkut,Yunus Emre,Karacaoğlan'la
bir de gönül örgüm hecelerimle bırakıp giderim seni
sevdiğim iklime
belki de Hazar Gölüne
bu kentte yarasalar uçuyormuş
hayaletler dolaşıyormuş
banane !
17.01.2010