Günlerin battığı yer, yâri kat kat sararken
Hüznü yele "dökse de" "borası" kabulümdür
Tan yerinin kadehi benden içip kanarken
Cefâ tartıp "bükse de" "darası" kabulümdür
Ah ,bağrımdaki cânım,özlem vurdu derinden
Derbederce inleyip süzüldüm kederinden
Rabbim, beni görsün de saklasın beterinden
Leblerime "baksa da" "sorusu" kabulümdür
Uçsuz bucaksız çölde çaresiz ve bizârken
Görse, kızgın kumlarda tutuşup da tozarken
Yalın ayak adımla kâhırları sezerken
Sûretimi "yaksa da" "yarası" kabulümdür
Camiler minareler, işte buldum orası
Kanıyor yüreğimin her yarası beresi
Ulu Peygamberin ilk kıbledeki yöresi ;
Şol Mescid'i "Aksa'da" "burası" kabulümdür
Varıp da eşiğine alnımı koyuverdim
Bu aşk belâsı dedim,derdimi soyuverdim
El açtığım duayı kaç defa sayıverdim
Tekerrür dert "aksa da" "keresi" kabulümdür
Heybeme doldurduğum maverâdaki yangın
Örümcek ağı gibi ruhumu sardı yaygın
Sabır ile bekleyen dakikaların yılgın
Vaveylâsı,"yük'se de" "nârâsı" kabulümdür
En Leylâ şarkı ile muradında gezerken
Letâfet süzgeçinden notaları düzerken
Rebab telleri çalan ruh sesini sezerken
Keder tozu "ekse de" "korosu" kabulümdür
O'nu sevda bağımda dererim kimlere ne
Talip olan hüsrana sererim kimlere ne
Belki mazlûm gölgede eririm kimlere ne
Varla yoku "çoksa da" "arası" kabulümdür
Bu canhıraş feryâtlar ne vakit devâ bulur
Bulamazsa ,yığılıp kalan hasret, lâl olur
Oysa ki,yüreğimde yıldırımlar savrulur
Her gün şimşek "çaksa da" "süresi" kabulümdür
...Öteleri "yoksa da" "berisi" kabulümdür
Nihâl MİRDOĞAN
kere ; kaç kez kaç defa