sen gidersen
bu koca kent
bir notada takılı kalır
sensizliğin köşe başında
ritmiyle yürünmez olur kaldırımlar
rebabı, tanburası
figana düşer
tezenede yıldırımlar...
Gitme
büsbütün teslim olur karanlıklar
netametli bulutlarda
boranlı acılara mahkum olur yüreğim
kopar kızıl kıyamet
illâ ki merhamet
oysa gözlerinin bütün tılsımı
tabiatta bahar
uzanır toprağın rengi
serpilirsin bir gül yaprağı gibi
ömrüme yâr
ve takvim yaprağımdasın
diyâr diyâr...
Gitme
zaman ötesine taşıdım seni
deli dolu bir kısrağın nal sesleri
göğüs boşluğumu acıtırken
canımın içine taşıdım seni
narin yürüyüştesin sevgili
canımla beslediğim
sevginin göçüne taşıdım seni
süt beyaz bir sevdanın
döşüne taşıdım seni
Gitme
sen yüzüne sürgün olduğum adam
seni özlemek
adı hasret çekmekse
ömür menbaıma dur demek
ızdırab kazanında yakma beni
koyu kahkalar atarkan gecelere
yitik bir ezgiye takma beni
ömrümüzün bu asude güzünde
hüzünleri denetme
hüzzamlara dökme beni
karanlığa bir ıslık da sen çaldırma
başka bir yolculuk düşmesin aklıma
bu kent senle güzel
gitme...sağnaklar patlamasın
gök gürlemesin
itiraf ediyorum farkında mısın
yüreğimin mağmasına korku atlamasın
gitme
ben hiç hazır değilim
n'olur şaka yapma
kalır gibi gitme
ya kal
ya da gitme....
12.02.2013