ESMEK İSTİYORUM

ESMEK İSTİYORUM
ESMEK İSTİYORUM

ESMEK İSTİYORUM

 

ÇIRPINDIĞIM GECELERIN BIRINDE SENI DÜŞÜNÜYORUM

ÜZGÜN BIR ŞIIR ILE...

hayata acemi çocuğum !

öfkeli nabzınla zehir gibi bağrında kanıyorsun

kader,keşke seni böyle dövmese idi

ufalanıp,sokaklarda dağılmış mercan gibi

kıvranışlarını ağaç dibindeki banklara adım adım salıyorsun

ah !..o yüreğin susuşu

gözbebeklerinin nefrete gömülüp,insanlığa kusuşu

kızgın ateş gibisin

halka halka günlerinin ötesini berisini düşünmekten

taş duvara ördüğün dakikalarını yakmışsın

uykusuzluk teninden sızıyor

üstü çimensiz tepelerde 

ışık sızmayan karanlık mahzenlerde

ne sızıların vardır kimbilir

çırpındığım gecelerin birinde seni düşünüyorum

üzgün bir şiir ile...

yakarışların yatağımı sarsıyor

ellerin her an, camlarımda

buğu buğu başdönmelerimdesin

bana bakma öyle

yedeğimdeki şiirimle bir daha bir daha 

sana seslenmek isterdim

lâkin çıkar yol bulamıyorum

sesim hep yalnız

korkunç ellerimiz,ayaklarımız hayatını mahvetmiş

sizlere soruyorum 

nedir bu umarsız , nedir bu büyük ağzınız

bu çocuk

yitik gülüşü ile sığınmak istediği hayatı terk etmeye başlamış bile

ölüme benzer derinliğiyle...

of ! hayatı bir ucundan yakalayamamışsın küçüğüm 

rüzgârını dinlediğim dilinin getirdikleri uzun bir acı

döşeğine boylu boyunca uzanmış upuzun bir sancı

keşke

soluğunu hissetmeseydim

keşke

toprağın çamuruna karışmış o saçlarını sevmeseydim

aptal parmaklarım üşüdü

sana ,seni mutlu edecek şiir yazamadı

çaresizlikten çatlayan beynim düşündü

sana çarpan karayeli ,şaşkın mısralarım kazamadı

hadi de ki;

öpün beni ,çoğalın

de ki;

son uykumda başım düşmesin

beni düşlerimle çoğaltın

de ki;

yedeğinizdeki şiirlerle gelin

biliyor musunuz ;siz yaşarken kalabalıklarda

ben aynı dili konuşuyorum

aynı rüzgârı kovalıyorum

neden sizlerle birlikte esemiyorum

 

-de çocuğum de-

 

-yolu yok olan kavgaları ben çıkarmadım-

heybeme kanadı kırılmamış sevgiler bırakın

bakın neler neler yaparım

dağ olurum

başak olurum

yer gök inler

bomboş gölgeme, ayak sesimle dolarım

gökyüzünün aydınlıkları kulak bile verir

ayın karanlığında düz ovalara akarım

bakın...neler neler yaparım

yeter ki yedeğinizdeki şiirlerle gelin

 

-de çocuğum de-

 

varsın topum olmasın

varsın ayakkabım olmasın

yeter ki kalem kağıtla gelin

bana kucak dolusu sevgi verin 

yanına tarihimi de koyun

Sultan Alparslan'la

Osman Gazi'yle

Mustafa Kemâl'le gelin

M.Âkif'le bana soluk verin

 

-de çocuğum de-

 

oluk oluk ihtiyacım var size....

-de

-de ki

benim şu aptal parmaklarım üşümesin

 

yine çırpındığım gecelerin birinde seni düşünüyorum

yine üzgün bir şiir ile...

 

NIHÂL MİRDOĞAN

08.11.2011

 

Not ; Yaşadığım  bu olayı şiir tekniğini  düşünmeden  kaleme almıştım.

ŞİİR DETAYLARI
  • YAZAN : NİHAL MİRDOĞAN
  • YAZIM : 2018-07-13
  • YAYIN : 8 yıl önce