DAVRAN DALKILIÇ !
Kaygıyı izlerken yıllar boyunca
Omzuma dayanan şiir ağladı
Her gün kubbelerden selâ duyunca
Şehit anasına yürek dağladı
Kuduran köpeğe yal verenlere
Atatürk yurduna kin serenlere
Ecdadın izine kir sürenlere
Kalem, pusatından çıktı ,zağladı
Sebebi fıtratım ; şeref şân dedi
İthalden anlamam, behey zibidi !
Yerliyim ben,bana bu nişân dedi
Bahadır şi'r,Tuna oldu, çağladı
Gönül verdi hilâl yeleli ata
Her taşında tarih yazan sanata
Asya bozkırından ruh kata kata
Tanrı kırbacıyla, Türk'ü beğledi
Ülkücü, Turansız duramaz bilin !
Yaltaklık hıyanet edeni silin !
Alp, tanır kahpeyi, döşünü delin !
Bir zaman,ne döşler yaktı, buğladı
Tâ Altay'dan hınçlar azar zamanla
Yaralar ,derdini sezer zamanla
O dertler, destanı yazar zamanla
Türk'ler tarihte kaç Haçlı mıhladı ?
Erdemin kâlesi, korurken er'i,
Eğer, topa tutsa da birileri
Sağda Oğuz Ata, solda kırk çeri
Çakalı kesmeye kılıç yağladı
Gazanız gazamdır, kılıçın kılıç
Bana küre dar de,davran dalkılıç
Kulaç kulaç " Kızıl Elma" ya kol aç
Bak ! Mesafe Türk'ü Türk'e bağladı.
Türkistan'ın doyulur mu tadına
Kutlu sevdâların birlik adına
Gökbayrak taşırken hem öz yurduna
Osman Batur'la, Kür Şâd'ı yoğladı
Zamanı taşıdı bu şair size
Bilge Kağan'dan her söz dair size
Ey kut sahibi ! Dağ gelince dize
Fitne fesat nerde ise sığladı
Şiirlerde millî şuur gerektir
Türkçe sevgisi ve Türk'lük erektir
Bengütaş, eyerde neden seyrektir ?
Bak ! Şi'r atları, nal izi sağladı
...Ebedî taştaki sözü neyledi ?
...Gülnihâl,her sözle Türk'ü yeğledi
Nihâl MİRDOĞAN.
dalkılıç ; Dalkılıçlar ölüm eri ,fedai veya serdengeçti diye anılırlar.
buğlamak ;duman çıkmak, tütmek
sığlamak ; süzmek
yoğlamak ; yas töreni yapmak
yeğledi ; tercih etti,üstün tuttu