BU DA GEÇER

BU DA GEÇER
BU DA GEÇER

BU DA GEÇER.

Şehirdeki bunca ses, nedir bunca muamma ?
Nice ağlamaların hıçkırıkları geçer
Hattâ günler de geçer, zaman da geçer,amma
Yüreğin fay hatları zor kırıkları seçer

Zamanla mutlak geçer dedikleri her masal
Üzerinden, yaş geçer, yıl geçer, deler geçer
Izdırabın külleri yakar ya misâl misâl ;
Titremeler kor olur, üşümeler de geçer

İşte böyle kâhırın köprüsündeyken gözler
Islanır kirpiklerin yatağındaki debi
Şaşırırken hızını ,sellere geçer sözler
Dillerde meşrulaşır, dipsiz sözlerin dibi

Belki candan vazgeçer,hicranı dize dize
Yolları balçık olmuş zor sevdanın kabına
Mecâlsiz intizârı divitle yaza yaza
Çığlıklar mı geçer bu arz-ı hâl kitabına ?

Âni soğuk inilti, dile takılıp geçer
Tebessüm sıcaklığı dudakta kaybolurken
Deli divâne sözler şi're dökülüp geçer
Bahtiyar olamamış tâdlara kaydolurken...

Neden yalandan güler şu yekpâre derinlik
Gözü gülümseyenin gamzeleri ağlıyor
Ağıt gibi ölümden beter boğan karanlık
Simsiyah iplerini tam ortadan bağlıyor

Bu da geçer elbette,canı sınayıp geçer
Direnir çıkmaz sokak üzerinde bedenler
Bîçâre gönüllerden hazân kanayıp geçer

Esme be deli rüzgâr, dönemiyor gidenler

 

Nihâl MİRDOĞAN

hazân;sonbahar

15.09.2017

ŞİİR DETAYLARI
  • YAZAN : NİHAL MİRDOĞAN
  • YAZIM : 2018-05-19
  • YAYIN : 8 yıl önce