BOĞULUR

BOĞULUR
BOĞULUR

 

 

BOĞULUR

Susmaz ise rebab, Türk'ün elinde
Sazaktan esen caz,sazda boğulur
Tek nağme çalmazsa Uygur ilinde
Uzaktan "Farabi" cazda boğulur

Pîr-i Türkistan'a göç ederken söz
Aral'da söyleşir Hazar'daki öz
Gamlı tezenede ağlarken her göz
Tuzaktan Urumçi közde boğulur

Uluğ bey,Buhari ve İbn-i Sinâ
Pîr Yesevî Hakk'a ise âşina
Orta Asya, Türk'e diyorsak bina
Kazak'tan olmayan özde boğulur

Kağan börüsüyle ülkü kaplanan
Orhun anıtına sesi saplanan 
Ötüken yurdunda rızık toplanan
Erzaktan, nasipsiz, tözde boğulur

Oğuz'a oymaklar  hem uzanırken
Türkçe tamgalardan harf  kazanırken
Hem Göksel boyunu,  boy boy anarken
Bozok'tan habersiz düzde boğulur

Dedekorkut,Manas okur bedenim
Genç Osman, Köroğlu, bu zaten benim
Destanlarım varken,"Noel" mi enim ?
Kızaktan, şu "baba", buzda boğulur

Boyum ne derseniz,o türkü gibi
Şeyh Şamil'in renkli o kürkü gibi
Ata'nın ay-yıldız o börkü gibi
Tüzükten geçmeyen cüzde boğulur

Nihâl MİRDOĞAN

15.01.2013

ŞİİR DETAYLARI
  • YAZAN : NİHAL MİRDOĞAN
  • YAZIM : 2018-05-22
  • YAYIN : 8 yıl önce