İstanbul suskun ya, biraz da olsa
Yüreğim şehiri sakindir şimdi
Sessizlik keşke,her hülyayı bulsa
Belki de maviye akındır şimdi
Böylece kalırsan huzurlu, sakin
Suyunda dolaşır yelkenle ,takan
Denizi habire içtim,velâkin
Bir kanat vuruşu yakındır şimdi
Pırpırlanır kalbim,taze kan gibi
Gökte top sesleri atan tân gibi
Derde dermanım ol,bir kaptan gibi
Kır dümeni,suya bakındır şimdi
Denizin kokusu dolaşır tende
Nicesi tuğların, yürür bedende
Sor bana birşeyler,nasıl,neden de ?
Yüzüme tarihin dokundur şimdi
Destan sayfasından ,gönle koşuşun
Bin atlı akınla başlar kokuşun
İllâ ki Tekbir'ler gibi bakışın
Tuna'dan görünen okundur şimdi
Es bre rüzgâr es,virâ Bismillâh
Yâd istilâsına demeden bin âh
Âh İstanbul,nasıl edeyim izâh ?
İhtiyacın olan sükûndur, şimdi
Başım ağrır dersen, bendedir ağrın
Kahrım ağır dersen,bendedir kahrın
Nerede Türkoğlu,Malazgirt bağrın ?
Gülnihâl'im sen de, bakın,dur şimdi
Nihâl MİRDOĞAN
18.07.2015