İster sevda deyin ister yokuşu
Yanıyorum çölde kor olmuş gibi
Canından bezdiren Leyla'nın düşü
Sanıyorum çölde sır olmuş gibi
Kaf dağı ötesi aşk yollarına
Yükledim acımı meşk kollarına
Musallaya yatan aşk sallarına
Ölmez miyim şimdi pir olmuş gibi
Ne diş ağrısı ne kemik ağrısı
Bu... gece karnında hasret çağrısı
Bir yanda şafağın ritmik ağrısı
Arifçe yüreğe kurulmuş gibi
Cebir gücüm eksik çözemiyorum
Dimağa kendimi dizemiyorum
Özlemin gamını süzemiyorum
Aşk mavzeri benden sorulmuş gibi
Ne fettan hicran bu, gönül çatımda
Hücum marşı vurur, atlas katımda
Hasrete dört nala koşan atımda
Şaklayan kırbaçlar durulmuş gibi
Bağrım açık, sinem açık beklerken
Rüzgara bağrımı tam iliklerken
"Geliyorum" dedi, hançer saplarken
Canımı acıttı , kahrolmuş gibi
Beni mahvettiği bigâne duruşum
Şimdi darmadağın felek yarışım
Çorak gönlüme ölüm sarışım
Varsın olsun,ona,serilmiş gibi
Kapıyı yavaş aç, aldır taframa
Dedim,bağdaş kurdun gönül soframa
Ödüme karıştın az da saframa
Sanki sancılar pek yorulmuş gibi
Tek tek satır satır,canda canım o
Ne diyeyim daha, ömür hânım o
Burcuma oturan, hükümrânım o
Gönül sancağına sarılmış gibi
...Be sevdiğim, aklım darılmış gibi
...Yüreğim sevdaya verilmiş gibi